Özgür sandığımız internet, İnsanlığımızı alan bilgiye ulaşma hızı..

İnternet’in özgür bir dünya olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Kimse sizin aslında kim olduğunuzu bilemez, göremez ya da ifşa edemez.. Evet buda tıpkı bir amerikan rüyası gibidir. Yani asla göründüğü gibi olmamakla birlikte, ardında onlarca yüzlerce hatta binlerce pişmanlık bırakır size.. Siz hala internet’te özgür olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?

Bilmiyorum hiç bir video kaydı çekip youtube’a yüklediniz mi? Ya da yüklemeden önce hiç açıp izlediniz mi? Gerçek siz ile, internete yükleneceğini bildiğiniz bir video kaydında hiç bir benzerlik gördünüz mü kendinizde? Görmediniz değil mi, şaşırmayın ama bu sürpriz değil ki.. Sürprizi mi merak ediyorsunuz? Söyleyeyim o halde, siz internet’te özgür falan değilsiniz.. Çünkü siz, buraya toplum kaygısını taşıdınız, gerçek kimliğinizi herkese ifşa ettiniz. Bunun olmasından korkan sizler, bunu kendi ellerinizle yaptınız..

Önce basit bir şeyle başladı.. Adınız ve soyadınız.. Daha sonra doğum tarihiniz aldı yerini, sonra nerede yaşadığınız merak edildi. Belki geliriz diye birde açık adresinizi istediler, ulaşmak için bir telefon numarası, mesajlaşmak için bir eposta adresi ve daha yüzlerce kişisel bilgiyi sizden istediler ve sizde onlara kendi ellerinizle yazıp verdiniz..

Siz hiç klavyede yazdığınız şeylerin farkına varmayı denediniz mi? Bence denemediniz, onlarda bunun farkındaydı ve sizden elde etmek istediklerini sizlere yaptırmak için onlarca platform geliştirdiler.. Ve böylece özel hayatınız sizin özgür sandığınız internet dünyasının bir parçası oldu.. Siz seneler geçtiğinde bu yaptıklarınızı unutacaksınız, ama internet’e aktardığınız her bilgi yıllar sonra bile tazeliğini koruyacak ve günü geldiğinde yüzünüze çarpılacak. Siz unutacaksınız bunları ama Google asla unutmayacak!

Şimdi başınızı ellerinizin arasına alıp ben ne yaptım demeyeceksiniz, gülüp geçeceksin hatta belkide.. Biliyorum çünkü internet sadece sizi değil herkesi basitleştirdi.. Ulaşım harika bir şey, ancak her şeye bu kadar çabuk ulaşmak bizim insanlığımızı alıp götürdü uzak diyarlara.. Yaşamak istemediğim bir çağda yaşıyorum ve bu benim suçum değil. Doğduğuma görede yaşamaktan başka hiçbir seçeneğim yok zaten..

Ama kendini özgür insan olarak ilan eden sizler ya da bizler, özgür olmadığımızı biliyoruz değil mi? Ha komşular ne der demişiz, ha face’imi görenler neder.. İşte aslında bu kadar klişe ve basit bu durum.. Özgürce hareket edebileceğimiz bir platform kurduk ve sonra yine biz insan oğlu bunun içine sıçmak için elimizden geleni yaptık.. Şimdi ki popülerlik nedir bilmek ister misiniz? Mesela facebook’da binlerce takipçiniz olabilir, ya da milyon beğenisi olan bir sayfanın adminiyseniz belki popisinizdir. Ya da twitter takipçileriniz çoktur, instagram’da mesela binlerce kişi fotoğraflarınızı beğenir, sizi takip eder.. Bu harika bir histir bilirsiniz, bir şeyler paylaşırsınız ve saniyeler sonra onlarca yüzlerce insan hiçbir karşılık beklemeden (çoğu zaman) sizin düşüncelerinizi, fikirlerinizi, fotoğraflarınızı beğenir.. Sizin derken tabi ki oradan buradan çaldığınız sözler, götten bacaktan uydurma şiirler, ağzı burnu bükerek çekindiğiniz ergenliğin dibine vurduğunuz fotoğraflardan bahsediyorum..

Evet ben hep siz diyorum, peki ya ben bu sizin neresindeyim? Bende tam içerisindeyim, siz yani biz.. Biz boku yemişiz beyler bayanlar, ciddi söylüyorum..

İşin özü şudur ki, bugün birisi çıksa ve ben dünyanın en zeki adamıyım dese (bkz: erdal demirkıran) buna kimse inanmayacak.. Neden? Çünkü google’a dünyanın en zeki adamı diye arattığımızda çıkan sonuçlara bile o adamın söylediğinden daha çok inanıyor, daha çok itimat ediyor olacağız.. İşte insanlığımıza alan yegane şeylerden birisi, bilgiye bu kadar hızlı ulaşmak oldu ne yazık ki..

Ama elbette bu yazının haklılık payı, bakış açınıza göre değişir. Çünkü bilgiye bu kadar hızlı erişmek bir yandan da çok iyi bir şeydir ki bunu yazı içerisinde vurgulamıştım. Ancak kişisel bilgileri başkalarıyla paylaşmanın hiçbir cacığı olamaz, olmamalı!

Yayınlayan

Tayfun Erbilen

2009’dan beri web işleriyle uğraşan, aynı zamanda amatör müziklede ilgilenen sıradan birisi..

“Özgür sandığımız internet, İnsanlığımızı alan bilgiye ulaşma hızı..” üzerine 5 yorum

  1. çok iyi bi yazı olmuş, tebrikler. analiz,tespit inceleme sonuc ve öneriler cok hos.
    köşe yazısı havasında 🙂

  2. Merhaba,
    Bu yorumu siteye eklemeye çalışırken bile kişisel bilgilerimi size verdiğimin farkındayım. Adım, eposta adresim ve internet sitem. Bu 3 bilgi sayesinde kendimi ifşa etmiş de bulunmaktayım.

    Düşüncelerinize ve dediklerinize katılıyorum. Yaklaşımınız da dikkatimi çekti, ve dediğiniz şeyler şu anda ne yazık ki gerçekten yaşanıyor. Önceden duyulsa saçma diyeceğimiz, fotoğraflar, tweetler ve bunun gibi daha bir sürü saçma şey, sizin tabirinizle; “oradan buradan çalınan sözler, götten bacaktan uydurma şiirler, ağzı burnu bükerek çekinen ergenliğin dibine vurulan fotoğraflar” şimdi daha ne olduğunu ve neye yaradığını bile bilmedikleri “sanal alem”de tüm bunları ünlü ettiler, gerekli dediler ve saçma diyenleri de geri kafalı, eski kafalı diye dışladılar, dalga geçtiler. Hatta kendi dillerini, yazılarını bile geliştirdiler. Kısaca sanal alemi’de, interneti de kendileri gibi b*k ettiler.

    Olay böyle olunca atalarımızın dediği bir söz vardır, “Kurunun yanında yaş da yanar.”. Bunlar bu yaptıkları saçmalıklarla, kendileri ve başkaları hakkında ailelerine bile vermedikleri bilgileri bu internete girerek bütün bu olanları hak ettiler. İşte biz ve bizim gibi bu olanları hak etmeyen çok küçük bir azınlık da bundan nasibini aldı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir