Evde Hayvan Beslemenin Sorumluluğu

Uzun yıllardan beri evde hayvan beslemenin sorumluluğunu taşıyorum.
Benim gibi sorumsuz biri nasıl oldu da böyle ağır bir sorumluluğun altına girdi dersiniz?
Bende bilmiyorum, belki de içimdeki hayvan sevgisidir buna sebep olan.
Ama sonuç olarak bu sorumluluğun altında ezilmedim ve ezilmemeye devam ediyorum 🙂

İlk kez küçükken doğum günü hediyesi olarak bana bir yavru golden hediye edildi.
Ona tüm sevgimi verdim, ama daha o yaşlarda bir çocuğa hediye olarak başka bir canlının alınmayacağının farkındaydım.
Yine de bu durumu es geçip, o canlıya yaşayabileceği en uygun ortamı sağladım. Çok şükür ki yaşadığı her dakikadan mutlu olarak ayrıldı aramızdan.
Seni hala özlüyorum prensesim..

Daha sonra uzun yıllar köpek beslemedim.. Kuşlara ilgi duymaya başladım. Daha doğrusu arkadaşım Tolga, üniversiteler tatil olduğunda memleketine gideceği için aldığı muhabbet kuşunu bana bırakmak zorunda kalmıştı. Bende rica minnet bakacaktım 2 ay kadar. Ama sonra mavişe çok alıştım, bir daha da vermedim zaten tolgaya 🙂
Kısaca kuş beslemeye başlamam böyle oldu.
Mavişe tek başına yeterince ilgi gösteremediğimi düşündüm. Sonuçta ne olursa olsun kuşları anlamak çokta kolay değil, kedi ve ya köpek gibi ne istediğini söyleyemiyor, hareketleriyle de çok belli edemiyor.
Bu yüzden bana kalırsa kedi-köpek beslemekten çok daha büyük bir sorumluluk kuş ya da balık beslemek.
Bu hayvanları her an izleyip bir sorunları olup olmadığına bakmanız gerek, belki de acı çekiyor ama bunu anlayamıyorsunuz. En kötüsü de bu..

Çünkü daha önce birkaç kuşumu bu şekilde kaybettim, bunlardan hep bir ders çıkardım. Allah affetsin bu olanlardan ben mesulüm ama tabi ki hiçbir şey bilerek ve isteyerek olmadığı için içim rahat.

Kuşlar dedim, demek ki bu kuş olayına epey bir takmışım 🙂 Aynen öyle.. Bir ara şöyle bir kuş diyarım vardı;

Ne yazık ki muhabbet kuşlarımı kaybettim.
Cennet Papağanlarımı özürlü bir kardeşimize verdim, benden daha çok ihtiyacı vardı.
Birde tabi iyi bakılacağını bildiğim için içim rahattı.
Sultan Papağanlarım ise hala benimle. 1 seneyi geçti benimleler, Allah uzun ömür versinde daha çok benimle olsunlar 🙂

Köpek faslını kapatmışken, istanbul’da yaşadığım sıralarda bir köpek sahiplendim. Yakışıklı adında dünya tatlısı bir cocker 🙂

Yakışıklı ile çok vakit geçirmedik, çünkü kısa zaman sonra babamın bir arkadaşına bahçeli bir eve gitti.
Bunu birazda ben kendim istedim, çünkü aldıktan sonra fark ettim ki, köpekler apartman dairelerin de evde yaşamaya uygun hayvanlar değiller.
Beslenmez mi? Beslenir.. Ama bu eziyeti çektirmeye ne hakkımız var?

Gel gelelim kuşlarımla güzel güzel vakitler geçirirken balıkçılık merakı başladı.
Cennet papağanlarımı özürlü bir kardeşime verdiğimi söylemiştim, onlarda altta kalmamak için bize bir akvaryum verdiler. İçinde 5 adet japon bir de vatoz balığı bulunan.
Ancak akvaryum acayip küçüktü, yani günlerce huzursuz şekilde bunu düşündüm.
En sonunda büyük bir akvaryuma geçiş yaptık, birde sağlam bir dış motor aldım. Şimdi kafam rahat, balıklarda öyle 🙂

10410298_916670925058060_7321914384575541268_n

Bu arada eskilerden bahsetmeyi unuttum. Benim bir can dostum var, çok şükür ki hala yaşıyor. Ve hala bomba gibi 🙂
Adı çomar, beni takip edenler tanıyacaklardır. Derslerime de konu olmuştur kendileri..
Vadişehir’de yaşadığımız zamanlarda mahallemizin sokak köpeğiydi. Benimle birlikte çok fazla kişi onu besliyordu. Onlar beslemeye devam ediyorlar, ben ayrıldığımdan beri arada bir gidip çomarı ziyaret ediyorum.

Çomarla geçirdiğim 4 seneyi hiç unutmayacağım, köpeklerle geçirilmiş hiçbir zaman boşuna değildir bence 🙂

8838_550007421724414_107917810_n

1000193_549578388433984_2012322370_n

11007824_427405754051071_234989751_n

902005_507838232608000_1348240581_o[1]

Son olarak, evimin son üyesinden bahsetmeliyim. Pamuk adında sevimli bir kedicik..
Daha düne kadar kedilerle ilgili hiçbir şeyi bilmez, düşünmez, ilgilenmezdim.
Neden bilmiyorum ama kediler bana çok yabancı gelirdi.
Şimdi evde bir kedi beslediğimden beri, dışarıda kedilerle ilgili bir çok şeye daha dikkat eder oldum.
Geçenlerde dışarıda bir kediyi sevdim bile, genelde kaçarlar malum 🙂
Bu ufaklığı sahiplendim, daha önce 5 kez sahiplenilmiş ama 5in de de geri bırakılmış.
Kaderinde benimle yaşamak varmış demek ki 🙂
Hep beraber geçinip gidiyoruz..

Sonuç olarak bu kadar hayvan besleyip edindiğim bir tecrübe var ise, eğer bir hayvan beslemeye karar verdiyseniz bir daha düşünün.
Alacağınız büyük ve ciddi bir sorumluluktur.
Alıp 3 gün sonra verecekseniz gerçekten vicdansız ve sevgi yoksunu olduğunuzu kabul etmeniz gerekiyor.

Unutmayın ki iyi bakılan bir köpek ortalama 20 yıl yaşar. Kedide aynı şekilde. Kuşlar daha da fazla.. Balıklardan emin değilim ama epey bir yaşarlar..
Bunları göz önünde bulundurunca, küçükken sahiplendiğiniz bir hayvan, orta yaşlı halinize geldiğinizde bile hala yanınızda olacaktır.
Tüm bunları hesap edin, ve hayatınızı buna göre şekillendirmeden önce bir kez daha düşünün.

Hayvan sever olabilirsiniz, asıl soru hayvan bakar olabilir misiniz?
İnşallah olursunuz, artık şu hayvanlara yapılan zulümler biter, sahipsiz hiçbir hayvan kalmaz..
Allah herkesin içine birazcık hayvan sevgisi versin, dışarıda çocuklarına kedi köpeklerin öcü olduğunu söyleyen annelere sesleniyorum, siz o çocuğu verin.
Bu zihniyetle sadece çocuk yaparsınız, bakmak ayrı bir zeka gerektirir ne yazık ki.

Benden bu kadar,
Hoşça kalın tüm hayvan dostları 🙂

Yayınlayan

Tayfun Erbilen

2009’dan beri web işleriyle uğraşan, aynı zamanda amatör müziklede ilgilenen sıradan birisi..

“Evde Hayvan Beslemenin Sorumluluğu” üzerine 11 yorum

  1. Cennette yerini hazırlamışssın sen hacım. Çomarla çektiğimiz videoyuda istiyorum eklemeni 🙂

  2. Akvaryumunuzdaki renkli taslari cikarmanizi tavsiye ederim.Suda salinim yapabilir.Hakikaten sorumlulugu buyuk hayvan beslemenin

  3. ben de pomeranian cinsi köpek almayı düşünüyorum kedi gibi apartman dairesinede uygun bi cins. hemde çokk tatlı(traşlı hali) 🙂

  4. Merhaba Tayfun, benim de yaklaşık 4 yıldır can yoldaşım olan bir kedim var.Geçenlerde bir fotoğraf paylaşmıştın.Kedin sütlaç yiyordu yanlış hatırlamıyorsam.O zaman yazacaktım ama fırsat olmadı.Kedilere,köpeklere şekerli ve kakao içeren yiyecekleri kesinlikle vermemelisin.Bu onların kör olmalarına ve hatta zehirlenip ölmelerine sebep olabilir.Sana kedinle geçireceğin mutlu ve uzun yıllar dilerim.Bir hayvansever olarak,gittikçe canileşen insanların içerisinde senin gibi hayvanlara sevgi duyan iyi insanları gördükçe mutlu oluyorum.Beslediğin o kedi sana konuşamadığı için teşekkür edemez ama ben onun yerine sana teşekkür ediyorum kardeşim.

  5. Tayfun , bu zihniyetle demişsin. Çocuğunla iyi ilgilenirsen adam olur. Senin kafandaki sosyeteler, geyler ve femenler oğullarından çok kızlarıyla ilgilenir pedlerini bile 20 yaşına kadar bağlar. Köpekler bi Milliyetçi Hareket Partisinin bi de senin kafandakilerin sembolü. Yaşım 30 . Geylere ve köpeklere düşmanım. Siz sokaktaki aç dilenciyi kendi haline bırakır köpekleri baştacı yaparsınız yavrum.

  6. Bu Tayyarın çocukluğuna inmek lazım.Büyük ihtimalle küçükken tecavüze ya da cinsel istismara uğramıştır.Çünkü belli ki aklı hep apış arasında.Hayvan beslemek ile cinsel tercihlerin ne alaksı var.Tayyar, çocukluğunda nasıl bir travma yaşattıllar sana bilmiyorum ama derhal bir psikiyatri kliniğine başvurmanı tavsiye ediyorum.

  7. Tayyar biz ‘ihtiyaç sahipleri’ni’ besliyoruz. Sana da beyin nakli ile yardım etmek isterdik ama hayvanseverler olarak imkanlarımız kısıtlı.

  8. ben de bazen gelirim Tayfun Bey in makaleleri öğretici ve güzel. Fakat değişik bi konuya değinilmiş burda. Hayvanları herkes sevmek zorunda diil tabi. Tabi Hayvanseverler için de özel parklar yapılabilir. Sonuçta sevmeyenlere zorla sevdiremeyiz. Böylece olası kavgalar önlenmiş olur.

  9. Iste sorumluluk meselesinden dolayi kedi bakma fikrini surekli ertelemekteyim… Nereye kadar gider bilmem tek istegim alirsam bunun hakkini vermeliyim. Evimiz de genis, bahcemde var havadar bir evi olacak kedinin.
    2 yasinda bir kizim var bari onu kediye alistirarak merhametli olmasina yardimci olsam diye. Mahalle sokak kedilerinden gecilmez idi bahceme her gun ugrarlardi onlardan eser yok…. Onlar kapima yakaladiklari fareleri birakirlardi ben ise yiyecek birakirdim.
    Hayvan bakmanin insan uzerinde guzel tesirleri vardir ama o sorumlulugu yerine getiremezsem haksizlik ederim hayvana diye surekli vesveseye kapiliyorum.
    Sanki kendimi ikinci bir cocuga hazirlarcasina dusunup duruyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir