Boyuta göre acıma ve korku duygusu!

Küçük bir böcek gördüğümüzde onu öldürmekten çekinmeyiz.. Ve aynı zamanda ondan korkmayız, sadece tiksiniriz.. Ama bu böceğin boyutu büyüdükçe, onu öldürmek dahada zorlaşır.. Yapılan işten değil, acınan duygudan dolayıdır bu zorluk.. Nedendir bilinmez ancak insanların boyuta göre acıma ve korku duyguları değişiyor..

İri bir adam yolumuzu kestiğinde ister istemez ürkeriz, ancak bizden daha cılız daha güçsüz birisi böyle yapsa eminim onu bunu yaptığına pişman ederdik.. Aslında biz büyük şeylerin daha güçlü olduğuna inanıyoruz belkide sorunumuz budur..

Ben bu konuyu sadece hayvanlar için düşünüyorum aslında.. En bariz örneği ise, her gün yüzlerce resim görüyorum.. İnsanlar sırf zevk olsun diye, kedileri öldürüyor.. Kafalarını kopartıp resim çektiriyorlar, canlı canlı öldürme videosu çekiyorlar.. Neden bir arslana bunu yapamıyorlar? Demek ki insanlar gerçekten bazen boyuta göre insan oluyorlar..

Bana bakarsanız bende bir böceği öldürmekten hiç çekinmem, ama mesela bir kuş.. Asla bir kuşu öldürmek istemem.. İyi ama o böceği öldürme hakkını kim verdi bana, sadece küçük olduğu için mi bu aşağılık zırvalık? Bilmiyorum, ama sizin ne düşündüğünüzü merak ediyorum.. Aylar önce bu konuyu blogumda yazdığımda ilginç yorumlar almıştım, bakalım şimdide o ilginç yorumları alabilecekmiyim..

Soru basit, siz boyuta göre bir insan mısınız?

Yayınlayan

Tayfun Erbilen

2009'dan beri web işleriyle uğraşan, aynı zamanda amatör müziklede ilgilenen sıradan birisi..

“Boyuta göre acıma ve korku duygusu!” üzerine 7 yorum

  1. Genelde sinek bile öldürmemeye çalışırım. tabi şartları zorlarsa durum değişir. ne hikmettir ki evde de çeşit çeşit böcek türedi. En yaygın olanı da halk arasında karafatma (ki bu ismi asla tasdik etmem) denilen böcek. ağır gibi görünüyor ama yakalamaya kalktığında ferrari gibi 0-100 arası 2 saniye 🙂 yakalayıp dışarı atıyorum. tabi bana kalsa dokunmam hayvana iç işlerinden baskı geliyor onun için.
    Netice itibariyle hiçbir canlıyı öldürme hakkımız olmadığı gibi onları yerlerinden yurtlarında etme rahatlarını bozma gibi lüksümüz yok.
    Hadi gel de bunu Adem oğluna anlat…

  2. Çok güzel bir konuya değinmişsin. Şahsen ben bir karıncayı bile öldürmekten kaçınırım. Hatta bazen onları kurtarırım. Örneğin mutfakta içinde kola bulunan bardakların içine düşerler. Onları tek tek bir çubuk yardımıyla kurtarır güvenli bi yere bırakırım. Bu bazı insanlar için ilginç olduğumu düşündürsede bunu yapmak beni huzurlu kılıyor.

  3. Küçükken sineklerin kafalarını kopartırdım ve ya canlı canlı karıncalara, örümceklere yem ederdim. Örümcekleri yakardım. Birini diğerine yem ederdim. Şimdi kesinlikle yapmıyorum. Zor durumda olan küçücük bir karıncayı bile kurtarıyorum. Mutfakta yesinler diye dip köşelere şeker bırakıyorum yani o derece. Pişmanım ve bana zararı olmayan hiç bir canlıya kıyamıyorum artık. Bu vicdanıda bana hem çocukken yaptıklarım hem de küçük hamsterlarım kazandırdı.

  4. Böyle olmamızı sağlayan birazda korkularımız.Zarar görme korkusu.Karşımızdaki bizden zayıfsa bu korku olmaz ve istediğimizi yaparız.Örneğin bir karınca bana bir şey yapamaz bunu biliriz ve korkmayız ama aslan bizi tek pençeyle öldürebilir bu yüzden aslandan korkarız.Ama aslan bize bir şey yapamayacak kadar güçsüz olsaydı boyutu büyük olsada korkmazdık.Bunun temelinde korku var…

  5. İnsan birden fazla nesneyi ve özelliği kendisinde barındırır. Örneğin insanının bir mekanik kısmı (fiziksel; kemik, et, sinir sistemi, kan vs.) birde metafizik kısmı (ruh, akıl ve nefis; sürekli kötüyü isteyen taraf) var. Tabi birde tüm inançların kabul ettiği insanları en büyük düşmanı şeytan var.
    Şimdi sizin sorunuzun cevabına gelelim. İnsanın iki nesnesi ciddi olarak hastalanır. Beden kısmı hastalandığında insan çok ciddi olarak bunu hisseder. Nezle olmuş bir insanın her halinde hasta olduğunu veya kanser olan bir hastanın kimyasal tedavi gördüğünde her halinde kanser olduğunu anlayabilirsin. Birde insanın ruh kısmının hastalanması söz konusudur. Bu hastalıklar çok sinsidir ve diğer insanlar tarafından görülmelerine rağmen hastalığa sahip olan kişi bunu çok zor anlar. Çünkü bu hastalıkları, insan hastalık olarak görmez ve onları besler ve büyütür, bu hastalıklar uzun süre içinde öyle bir insana yerleşir ki insan hastalandığının farkına varamaz. Bu hastalıkları insan kendisine ait bir özellikmiş gibi besler büyütür ve kendisinden gitmemesi için çaba sarf eder. Yine örnek vereyim. Kibir sahibi bir insan, enaniyet (benlik) duygusunu beslemek için her canlıdan üstün olduğunu kanıtlamaya çalışır ve bunu yapmak için çok ciddi gayret sarf eder, yürüyüşüyle, konuşmasıyla, bakışlarıyla, parayı harcamasıyla (en iyisi bende olmalı) vs. esasında sürekli kendisine eziyet içindedir. Yalancı olan bir insan sürekli kendisine yalan söyler ben doğruyu yaptım gibi, Öfkeyle hareket eden insan, beni bunlar anlamıyor, bir anlasalar haklı olduğumu sinirim geçecek der, hasetlik duygusuna sahip olan insan, onda var bende niye yok ben daha üstünüm bende olmalıydı onda olmamalıydı diye düşünür. Şimdi bu hastalıklar sonucu insanın insanlık kısmı zayıf düşer hatta bazılarında o kadar zayıf düşer ki ortada insanı göremezsin. O yüzden bazı dinlerde (İslam dininde) şöyle bir olduğu vardır insan meleklerden üstün, hayvanlardan aşağı olabilir derler. Dünya tarihine bakıldığında savaşlar hep insanların fiziksel kısmının ihtiyaçları için çıkarılmıştır. Örneğin yer altı ve üstü maden zenginlikleri için insanlar, hayvanları daha doğrusu insanların bu zenginliği elde etmek için önüne hangi canlı çıkarsa çıksın onu ezip geçmiş ve o zenginliği almaya çalışmıştır. İşte metafizik kısmı hasta olan insanlar bu tür davranışlarda bulunabiliyorlar. Stalin gibi 22 milyon insanın ölmesine neden olmuş.

    Buraya kadar verdiğim ön bilgiden sonra sizin sorunuzun cevabına gelelim. Normalde insan anormal aciz yaratılmış bir canlıdır. Bakın aciz demiyorum, çok aciz diyorum. Bunu şimdi biraz daha detaylandırayım. Normalde insan vücudunda n sayıda kemik vardır, n litre kan, n sayıda alyuvar, n sayıda antikor, n sayıda sinir hücresi, n litre mide asidi ve n metre kare deri daha sayamadığım birçok nesne vardır ve ne ilginçtir ki çoğu insan gibi ben bunların tam sayısını bilmiyorum. Normalde bu vücut benim yıllarca da benim olduğunu ve hâkim olduğuma inandığım vücut.

  6. ben hayatta öldürmem az önce tencerenin içinde karaböcek gördüm ayuak sesleri tencerenin içinden geliyordu ve kaygan zeminden dolayı çıkamıyordu tencereyi aldım ve onu öldürmeden camdan aşağı attım =)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir