Category Archives: Günlük Hayat

Eksik olan şeyi bul!

4 yorum

Biliyorum, hayat her zaman güzel geçmiyor, günler bazen çok uzun bazen çok kısa. Bazen çok anlamlı, bazen anlam ararcasına..
Ancak sana düşen şey çok açık ve net, eksik olan parçayı bul ve yerine koy. Böylece kendini yeniden doğmuş hissedeceksin, ya da aslında zaten böyle olduğunu ama uzun zamandır bu kısmını hatırlamadığını fark edeceksin. Belki birileri fark ettirecek, belki sen kendin başaracaksın bunu.

İster birinin yardımıyla, istersen kendi başına olsun. Bu başlı başına bir başarı olacak hayatında.
Şimdi yapman gereken şeyi anladın, eksik olan şeyi bul ve yerine koy!

Biliyorum yapabilirsin!

Sivaslı dedemin de söylediği gibi;
“If you really believe yourself enough, you can do it everything that you want!”
Yani “Kendine yeterince inanırsan, istediğin her şeyi yapabilirsin!”

Konuyu görmek için tıklayın

Malta’da Yaşamak

16 yorum

Malta’ya yerleşeli neredeyse 1 yıl olacak (27 Mart 2016’dan beri…) Ve tabi ki buraya gelme düşüncesi olan kişiler için biraz yol gösterici nitelikte bir yazı paylaşmak istiyorum.Diyelim ki Malta’ya yerleşmeye karar verdiniz. İş olaylarını vs. bir şekilde hallettiğinizi düşünerek yazıyorum bu yazımı. Eğer iş arayanlar var ise şu yazıma bakabilirler 🙂

Öncelikle genel yaşam ve fiyatlarından bahsedelim.

Ev Kiraları
Kiracı olmak Malta’da ki en kötü şeylerden biri. Bir kere bütün evleri eşyalı kiralıyorsunuz, kira sözleşmeleri genelde 6 ay ve ya 1 yıllık oluyor ve verdiğiniz depozitoyu alabildiğiniz hiç görmedim bugüne kadar. O yüzden tutacağınız evi çok iyi seçin, bunun yazı var, kışı var. Yazın çok sıcak, kışın çok soğuk evler bolca mevcut. Rutubet deseniz genel olarak her yerde var, ve genel olarak Eski evler olduğu için daha çok yeni yapılan evleri tercih etmek isteyebilirsiniz. Penthouse’lar güzel oluyor, ama terası olan büyük evlerde tercih edilebilir. Ev eşyalı olduğu için hiçbir zaman kendi eviniz gibi hissedemeyeceksini, diyelim ki bir değişiklik yaptınız, mesela duvarı boyadınız, çıkarken ev sahibiniz size kene gibi yapışır. Eskisinden çok daha güzel ve farklı bir şey bile olsa, eski kötü haline geri getirmenizi ister vs.. Ayrıca girerken size bir liste imzalatacaklar, evdeki eşyalara dair. Mutlaka iyice kontrol edin, sonra evden çıkarken 30inç’lik tavma eksik diyebiliyorlar 😀 Bizzat başıma geldi, sanki Tava’yı alıp içime soktum, nasıl fantezim varsa artık..

Ortalama kira fiyatları ise Hassiktir be rıfat abi dedirtecek durumda. Tabi ki Avrupa ülkesi olduğu için lütfen euro’yu TL ile çarpıp kendinize fenalık geçirtmeyin 🙂

Ortalama 1 + 1 ev fiyatları (eşyalı tabi ki) genelde 550-650€ arasında değişiyor. Ancak benim tuttuğum 1 + 1 bok gibi olan evim 740 € kirası vardı. Bu 550€’luk evlerde genelde Klima bulunmaz, evet Klimalı olanlar genelde 600-700€ arasında ki evler, ama şansınız yaver giderse yani Malta’da birisi sizi dürtmeye kalkmazsa belki güzel bir tane bulabilirsiniz. Bulamıyor musunuz? Tayfun Emlak burada, gelince arayın beni.

Ha ayrıca kesenize göre 5000€’ya kadar evler mevcut, hodri meydan.

Yemek ve İçecekler Hakkında
Bir kere Malta’lıların kendilerine  has bir yemek kültürleri falan yok. Genel ağırlıklı italyan restoranları mevcut, fast food yerleri fazlasıyla var. Ancak nedense starbucks yok.. Üzgünüm starbucks kısları 🙁 Onun dışında Türk restoranları da var tabi. Mesela bi İstanbul kebab house var, Türkiye’de yemedim ben öyle lessetli Lahmacun’u. Burada herkes lahmacuna Turkish Pizza desede, özünde ne olduğunu biz biliyoruz, yemezler 😀

Gelelim fiyatlara. Kafayı yemeye hazır mıyız?

Geçenlerde ofise 40 lahmacun, 10 ayran sipariş verdik. Fiyat ortalama 130€ falan tuttu. Yani TL’ye çarparsan 520 TL falan. Türkiye’de aynı şeyleri max. 150 TL’ye yerdiniz. Yani hayat biraz pahalı evet, ancak burayı Türkiye ile karşılaştırmakta çok doğru değil, sadece gelecekseniz bunları da göz önünde bulundurun diye anlatıyorum.

Genel olarak içeceklerde Türkiye’ye göre pahalı, mesela kutu kola alıyorsun 330ml’lik. Türkiye muhtemelen 1 TL’dir, burada 1.10 € 😀 Yani TL ile çarpınca insan geriliyor. Ancak gece dışarı çıkıp ölümüne kadar içki içtiğinizde muhtemelen cebinizden en fazla 50€ falan gidecektir, tabi içmeyi bilmeyip parayı sağa sola dağatırsanız bilemem..

Gündüz Hayatı, Gece Hayatı
Valla 1 yıldır Malta’dayım daha gündüz gözüyle görmek nasip olmadı 😀 Ama güzeldir eminim, gidip gezilecek bir çok yeri var, muhtelemen 2 günde gezip bitirirsiniz sonra da öyle ne yapacağım ben diye düşünürsünüz. Temel Reis köyü varmış mesela, Game of Thrones’ın bazı sahnelerinin çekildiği eski kale, Almanya’nın 2. dünya da burayı bombaladığını biliyor muydunuz, başkent’teydi sanırım büyük kilisenin camından girmiş bomba ama şans eseri patlamamış ve kimse ölmemiş. Hala orada bir delik varmış falan 😀

Gece hayatına gelecek olursak, Malta’lılar eğlenmeyi çok seviyor. Eğer oynamayı seviyorsanız, böyle dubtıskıştıs müzikler falan hoşunuza gidiyorsa benim gibi, çooook doğru bir yer olabilir Malta geceleri. Paceville dediğimiz yer büyük bir barlar sokağı gibi, Las Vegas’ın küçük versiyonu, birkaçda Casino var tabi etrafta. Genel olarak gece hayatının döndüğü yerler bu civarlar oluyor. Birde 22. kat var adına gayet yaratıcı şekilde TwentyTwo demişler binanın 😀 Orada bir gece kulübü var, denemenizi tavsiye derim. Ama 12’den sonra gidin tabi ki.

Yaz ayında özellikle dünya’nın her yerinden birileriyle tanışmanız çok mümkün Malta’da. Herkesin gelip tatil yaptığı, bir çok ırkında çalıştığı ortak bir yer. Yani bana 2 sene önce sorsanız bir litvanyalı ile nargile içeceğini düşünüyor musun diye, hayır derdim. Ama daha geçen içtik mesela 🙂 İnsanlarla tanışmayı seven, yeni kültürleri merak eden, başkalarının yaşam tarzlarını görmek isteyen, diğer ülke’de ki insanların da hükümetlere karşı bakış açılarını, yaşam standartlarını, hayat görüşlerini merak eden insanlar için Malta güzel bir buluşma noktası. İnanır mısınız daha geçenlerde Amsterdam’da bu çılgın ingilizcem ile Türkiye’nin jeopolitik konumunu konuşuyorduk bir Hollandalı ile :D. Yani bu gibi şeyler olabiliyor, alışkın olmak gerek.

Irkçılık var mı?
Bu soruyu yazmak aslında sanki beni ırkçı biri yapıyor gibi ancak birkaç kişi sorduğu için söylemek istiyorum. Malta’da ırkçılık yok, yani görünüşünün ne olduğu ilgilendirmiyor kimseyi. Burada Araplarda var, Yahudilerde, Hindularda.. Yani aslında bizim ırktan çok daha garip ırkların olduğu bir yer 😀 O yüzden kapalıyım diye kimsenin seni burada küçümseyeceğini ya da bir zarar vereceğini falan düşünme, öyle bir şey görürsen bi alo de, polislerle birlikte koşa koşa geliriz 🙂

Genel olarak değerlendirmem..
Burası sizin için bir basamak olabilir. Belki çok uzun süre kaldığınızda sıkılabilirsiniz ancak Avrupa deneyimine başlangıç adına iyi bir yer, ayrıca ingilizcenizi geliştirmeniz içinde çok doğru bir yer, öte yandan Avrupa ülkesi olması da diğer ülkelere istediğiniz zaman gitmenizi sağlıyor ki bi hafta sonu italya’ya gidip gezinmek bile, hayatınıza renk katabilir. Ayrıca insanlar görüşlerinin modern olduğu, gece saat kaç olursa olsun bir bayanın tek başına yürüyebileceği, suç oranlarının çok düşük olduğu (polisler sanki sadece alkoliklerle uğraşıyor gibi) bir ülke. Belki yapı itibari ile eski bir ülke gibi görünse de, içinde barındırmış olduğu insanlar bu ülkeyi güzel kılan şeyler. Yoksa mikmişim Malta’sını, bize her yer yaşanacak güzel yer 🙂 Ancak yolunuz düşerse, bana bi Hi demeyi unutmayın.

Kalın sağlıcakla.

Konuyu görmek için tıklayın

Yeni eve taşındık!

14 yorum

Bildiğiniz gibi Malta’ya gelirken darkod ofisini kapatmıştım, ancak gelişimin 10. ayına girerken nihayet kardeşlerim de benimle aynı şirkete çalışmaya geldiler. Yeniden bir ekip, bir aile olduk. Eskiden 1 + 1 kendimi idare edeceğim bir yerde oturuyordum, o ortamı falan çok güzelleştirmiş aslında baya da sevmiştim ama işte evin rutubetli olması, karanlık olması, havasız olması gibi etkenler beni bir süre hastalıklarla boğuşmamı sağladı. Bundan dolayı da artık 3 kişi olunca yeni bir eve geçme kararı aldık.

Ve ne şans ki, malta şartlarında uygun fiyata güzel bir ev bulabildik. 3 odası olan, büyük bir salona sahip ki bizim için önemli, sonuçta odalar sadece yatmak için, asıl yer iş sonrası çalışma ortamıydı 🙂

Şimdilik benim evdeki malzemelerle kurmaya başladık ortamı, güzelde oldu aslında. İçime baya sindi ev, arkada koca bir terası var en çok onu sevdim. Yazın gelsin barbeküler gelsin nargile keyifleri 🙂

Bakınız şu samimi ortamda kim çalışmak istemez, yeni projeler geliştirmek istemez efenim? 🙂

Konuyu görmek için tıklayın

Youtuber olmak için adım adım!

7 yorum

Geçen sene bir çok kez video çekip youtuber’lığa adım atmak istedim. Yani içinde benim olduğum, beni göreceğiniz türden videolardan bahsediyorum. Eğitim videolarımı zaten çekiyorum, onunla karıştırmayın.

2016’da bu iş için baya bir yatırım yaptım, nedense ben bir şeyi yapmadan önce onla ilgili malzemeler alırım. Hani her şeyim olur o işle ilgili, ama işle ilgili bir fikrim olmaz sonrada çoğu zaman o işi yapmam 😀 İşte bu durum yine kendini tekrar etmesin diye yeni yıla girerken kendime bu sene youtuber olacağım diye söz verdim.

Eğer bu sene ben güzel bir şeyler yapamazsam, uzun bir süre bu fikri aklıma getirmem 😀

GoPro’nun 5. versiyonunu aldım, bende daha önce 3. versiyonun session modeli vardı, oda su geçirmiyordu ama bu yeni modeli baya bi sevdim. Ayrıca sesli komut verip işlem yapma özelliği falanda var, bide ona uygun bir tripod buldum ki tadından yenmiyor, her yere koyabiliyorum artık çekim yapmak için. Peki ben bu kadar şeyi çekiyorum da ne yapıyorum o videoları, hani nerede? Kendime saklıyorum, mükemmeli arıyorum 😀

Bir gün gerçekten güzel bir video çektim dediğimde, burada gururla tanıtacağım o videomu 🙂 Şimdilik hoşçakalın.

Konuyu görmek için tıklayın

Benim için 2016 nasıl geçti?

13 yorum

Her sene böyle bir yazı hazırlıyorum, bu sene de yılımı değerlendirmek için bu yazıyı yazıyorum 🙂

Bu yıl içerisinde çok büyük 2 olay yaşadım.
1- Darkod ofisini kapattım.
2- Türkiye’den Malta‘ya taşındım.

Evet, Malta’ya geldiğim için ofisimizi kapatmak zorunda kaldım, arkamda bir çok sevdiğimi bırakarak Malta’ya yerleştim. Burada bir hayat kurmaya, düzen oluşturmaya çalıştım. Elbette fırsatım oldukça gidip ailemi ve sevdiklerimi ziyaret ediyorum ancak artık burada bir düzen kurup yaşamaya çalışıyorum.

Bu aldığım kararın Türkiye’de olan olaylarla çok bir alakası yok, Türkiye son günlerini bile yaşayacak olsa vatanımı terk etmem. Bu aldığım kararlar tamaman kendimle alakalı, yani geçen yıldan kendime verdiğim sözler vardı. Yeni bir dil öğrenmek, gelirimi artırmak gibi. Sonuçta nerede doğduğun değil nerede doyduğun önemli demişler.

Burada ki şartlar ve bana katacakları daha iyi olduğunu düşündüğüm için ciddi bir karar vererek Malta’ya taşındım.

Geçen yıllarda aldığım şeyleri de söylüyordum, ancak daha sonra biraz düşününce bunun görgüsüzlük olarak algılanabileceğini fark ettim. Bu yüzden kayda değer bir şey almadığım sürece şunu bunu aldım demeyeceğim. Belki aldıklarımın ne üzerine olduğundan bahsederim 🙂

Ancak bu yıl kayda değer aldığım bir şey var. Oda arabam! Evet, o kadar güzel bir duygu ki 🙂 Sonunda kendime ait güzel bir şeyim var. Bu yıl kendime güzel bir araba aldım, gerçi aldıktan 1 ay sonra babama bırakıp Malta’ya yerleştim ama olsun sonuçta aldım 😀

Babam içinde çok güzel bir haber oldu, onu öyle duygulu gördüm gururlu gördüm ya, bu saatten sonra ölsem de gam yemem. Bir şeyleri başardım!

Onun dışında bu yıl sürekli youtuber olmak istedim, hep bunun üzerine ürünler aldım. Kameralar, teknik ekipmanlar, ışıklar vs. Ama bir türlü youtuber olamadım, çünkü öyle kamerayı açıp sadece kendimi ve günlük rutinlerimi çekmek bana mantıklı gelmedi. Ben kimim aq? Öyle düşününce bir çok kez çektiklerimi koymaktan vazgeçtim 😀 Ama bir gün doğru konsepti bulup youtuber olacağım, şimdilik eğitim videolarıyla devam!!

Bu yıl beni üzen tek şey aslında hazırladığım eğitim videoları. Koca bir yılda sadece 9 tane eğitim videosu hazırlamışım, şaka mı lan bu? Şaka değil, gerçek 🙁 Ama bunun sebepleri belli, yine de bahaneler ardına saklanmak istemiyorum o yüzden yeni yılda hedeflerimi çok daha büyük tutacağım.

Bu yıl içinde en çok hissettiğim duygu ise özlem oldu, sevdiğim insanların yanımda olmasına, yanımda olmasa bile en fazla yarım saatte gidip yanlarında olabileceğimi bilmeye alışmıştım. Şimdi böyle uzun zaman sonra görmek bir garip oluyor, ama sanırım bununla baş edebilirim. Sonuçta bunu tek yapan ben değilim değil mi?

Bu yıl Jonathan’ı göstermiştim sizlere, burada aldığım papağanım. Ne yazık ki gözlerimde ki rahatsızlıktan dolayı vermek zorunda kaldım, artık benimle değil. Asla bir hayvanın günahına bu şekilde girmek istemem, ancak sağlık devreye girdiği için böyle bir karar aldım. Yoksa benim yanımda olan, ölene kadar benimle kalır. Bunun en büyük örneği 4 senedir yanımda olan Sultan ve Süleyman kuşlarım gibi.

Bu yılın garip olanı ise 3 telefon kaybetmem oldu. Yani yat durunda cebimde telefonla atlamak, 2. aldığımı düşürüp parçalamak, 3. aldığımı 7 çıkacak diye satıp 7’yi alamamak gibi 😀 Çokta uğraşmamak lazım, şu an 7 var ama bilin bakalım o nerede? Apple teknik servisinde, oda düştü ve kırıldı. Allah’ım çekilecek günahım mı var nedir?

Bu yılın en güzel gelişmesi ise Malta’ya taşındıktan sonra edindiğim farklı ülkelerden, farklı kültürleri olan arkadaşlarım. Gianfranco örneğin, italyan sosyal medya uzmanı. Mindaugas örneğin, litvanyalı ve front-end developer. Rachel örneğin, malta’lı ve marketing’ci. Helen mesela, ingiliz ve customer support. Ve daha niceleri, arap nargileciden tutunda, italyan dövmecisine kadar bir çok tanıdığım farklı insan var ve bu beni çok mutlu ediyor. Çünkü onlarla oturup konuşmak bile, aslında dünyada milyarlarca farklı fikrin olduğunu ortaya çıkarıyor.

Ön yargılı mı yaklaşıyorum yoksa benim çevrem mi bu şekildeydi bilmiyorum, ancak eskişehir’de sıradan insanlarla bile konuştuğunuzda duyduğunuz tek şey çoğunlukla geçim zorluğu, devlet düşmanlığı ve aşk acıları oluyor. Ancak burada bunun aksine herkesin çok farklı fikirleri var, öğrendiğim en önemli şey ise, bu adamlar kendilerini çok önemsiyorlar. Bu kadar yıl yaşadım, kendimi hiç önemsediğimi hatırlamam. Ama belki de önemsemek gerekir, önce kendimizi iyi hissetmek için bir şeyler yapmamız gerekir. Geçim derdine düşmeden cebinde paran azsa bile eğlenmesini bilmek gerekir.

“Mutluluğun parayla orantılı olmadığını anlamak için hala çok geç değil..”

Ayrıca bu yıl geçen yıl ki hedeflerimden 2’sini gerçekleştirdim. Geçen yıl yeni bir dil demiştim, ingilizce’yi öğrenmeye başladım ve ana dili ingilizce olan bir ülkede yaşıyorum. Bir diğeride 2015 kazancımı artırmaktı, geçen yıl 200+ bin üzeri kazanmıştım bu yıl bunu 400+ bin üzerine çıkardım. Ama önemli olan ne kadar kazandığın değil, kazandığınla neler yaptığındır. Bu yıl öyle zamanlar oldu ki birkaç tl’yi arar olduğum zamanlar yaşadım. Ama sonuç olarak buradayız, ve ölmedik 🙂

Yeni yıldan beklentim, ingilizcemi daha iyi geliştirmek. Bu yıl kazandığımdan çok daha fazlasını kazanmak. En az 70 eğitim videosu hazırlamak. En az 3 geçerli proje hazırlamak. Ve artı kendim için bir şeyler yapmaya başlamak.

Gelenekleri yerine getirip yeni yıl şarkımı şuraya bırakıyorum;

Ayrıca bkz:
Benim için 2015 nasıl geçti?
Benim için 2014 nasıl geçti?
Benim için 2013 nasıl geçti?
Benim için 2012 nasıl geçti?

Konuyu görmek için tıklayın

Benim için 2015 nasıl geçti?

19 yorum

Artık her yıl gelenekselleşmiş yıl nasıl geçti yazımı yazmadan rahat edemiyorum 🙂
2015 yılının bende nasıl izler bıraktığından kısa kısa bahsederek notlarıma eklemek istiyorum.
Çünkü daha sonra dönüp dönüp bu notları okuyarak duygulanıyorum ^^

Bu sene hayatımdaki en büyük olay darkod ofisini kurmaktı.
2011’de diğer ekip arkadaşlarımla birlikte freelance olarak devam ettirdiğimiz darkod ekibini, 2015’de Eskişehir merkezli olarak ofis ortamına dönüştürdük ve artık darkod freelance ekibi olarak değil, darkod interaktif ajans olarak hayatımıza devam ediyoruz 🙂

IMG_2577

Ayrıca Ankara’dan tolga, Konya’dan kuzenim Murat ve Antalya’dan Mert abim darkod ekibi için Eskişehir’e yerleştiler. Artık kocaman bir aile olduk diyebilirim 🙂

1 senedir oturduğumuz merkezdeki evimizden yakın zamanda daha sakin mustakil bir eve taşındık.

Yazın ofise gidip gelmelerim kolay olsun diye bisiklet almıştım, şimdi kuzu kuzu evde beni bekliyor 🙂

Soğuk bir gecede yürürken ufak yavru bir kedi buldum. Daha gözleri yeni açılmış, bana bakıyordu öyle 🙂 Onu sahiplenerek ofisimize getirdim, artık bizim bir gecemiz var.

11311360_523029041187518_41933097_n

Uzman Cevap bir kaza sonucu tüm yedekleriyle birlikte silinmişti. Ona yeniden hayat vererek daha güzel daha stabil çalışan bir sistem ile yayına soktum.
http://www.uzmancevap.org

Şuan hali hazırda birkaç farklı projem daha var. Daha da fazlalaştırmayı düşünüyorum 🙂

Ayrıca 2016’da ekip olarak hazırlayacağımız ilk 2 projemiz. 1- Prototürk 2- Psd2Html projesidir. Onların detaylarını da yakında sizlerle paylaşırım 🙂

2 aylığına bir proje için kıbrısa gittim, girne’de 2 ay geçirdim. Güzel eğlenceli günlerdi 🙂

Bu yıl 200+ bin TL üzeri kazanç sağlamışım. Bunu paylaşmak istiyorum çünkü belki beni takip eden arkadaşlarıma ilham olur. Çok çalışan çok kazanır, bu hayatın altın kuralıdır 🙂

Şuan hızlıca bu yazıyı yazmak zorunda kaldığım için çok detaylandıramadım. Daha sonra aklıma geldikçe eklemeler yaparım.

Hepinize güzel bir yıl diliyorum. Umarım 2016 hepimiz için daha iyi bir yıl olur.

Son olarak kendi yılbaşı şarkım ile yazımı sonlandırıyorum 🙂

Ayrıca bkz:
Benim için 2014 nasıl geçti?
Benim için 2013 nasıl geçti?
Benim için 2012 nasıl geçti?

Konuyu görmek için tıklayın

Evde Hayvan Beslemenin Sorumluluğu

11 yorum

Uzun yıllardan beri evde hayvan beslemenin sorumluluğunu taşıyorum.
Benim gibi sorumsuz biri nasıl oldu da böyle ağır bir sorumluluğun altına girdi dersiniz?
Bende bilmiyorum, belki de içimdeki hayvan sevgisidir buna sebep olan.
Ama sonuç olarak bu sorumluluğun altında ezilmedim ve ezilmemeye devam ediyorum 🙂

Konuyu görmek için tıklayın

Serbest Meslek Erbabı Olmak

24 yorum

Komedi dizilerinde işsiz boş gezen insanlar kendilerini tanıtırken serbest meslek erbabıyım derlerdi.
Benimde aslında mesleğim serbest meslek yani freelance.
Ama tabi bundan işsiz boş gezen olduğumu çıkartmamak lazım 😀 Ya da bu şekilde çalışan diğer insanların öyle olduğunu düşünmemek lazım.
Bu medya’nın bize algılamamızı istediği bir oyunu bence, ya da belki de öyle birkaç insan olduğu için genelleme yapılıp hepimizi etkileyen bir durum haline gelmiş.

Freelance çalışmak özellikle bizim mesleğimizde olanlar için bence bulunmaz bir nimet. Bir odaya kapatılıp (ofis) 12 saat çalışmak yerine, belli aralıklarla daha rahat ortamlarda (ev, kafe, dışarıda vs.) çalışmak çok daha keyifli ve de verimle olacaktır.

Konuyu görmek için tıklayın

Daha iyisi olmak varken, olduğunuz biri olmayın..

8 yorum

Hırs önemli bir faktör. Her şeyde, her şekilde.

Hırslı olmaktan korkmayın, bu belkide sizin en büyük özelliğiniz ama hala keşfedemediniz. Ben kendime hep daha iyisi olmak varken ile başlayan cümleler kurarım. Çünkü biliyorum ki, her zaman olduğum kişiden daha iyisi var. Ve ben buna sahip olmayı çok istiyorum.

Yaratılış gereği belki de insanoğlu hiçbir zaman daha fazlasını istemekten vazgeçmeyecek ama belki de amaç budur. Belkide hiç vazgeçmemektir düşündünüz mü?

Sonuçta neden vazgeçelim ki? Eğer sağlamcı ya da elimdekilerle idare edecek birisi olsam memur olurdum. Sırtımı devlete yaslar, daha iyisi olmak için çabalamazdım.

Yanlış anlamayın, bende memur çocuğuyum. Ama eminim babamında elinden alınmış hayalleri var, daha iyisi olmak için belki biraz geç kaldı ama eminim oda zamanında en iyisi olmayı istiyordu. Hayat bazen sizi olmanız gerektiği gibi bırakır. Bu yüzden hayata baş kaldırmayı öğrenmeniz gerekiyor, yoksa olmak istediğiniz gibi değil hayatın size sunduğu kadarıyla olmanız gerektiği gibi olursunuz ki bu durumdan hiçte memnun olmayacaksınız.

Ne kaybedersiniz ki? denemeye değer, herşeye ve herkese rağmen..

#hırs

Konuyu görmek için tıklayın

Göbek başa bela, bi s*çsan kendine gelecen bak hemen şurada hela.

41 yorum

Bundan yaklaşık 3 ay öncesine kadar istanbuldaydım. Ve en son tartıldığımda tam 92 kilo çıktım. Daha düne kadar dediğim şey ben 90’ın üzerine hiç çıktığımı hatırlamıyorumdu. Oysa son tartılmam bunu yalanlarcasınaydı 🙂 O güne kadar sürekli spora yazılacağım nasılsa kiloyu veririm diyordum. Ancak spora yazılma süreci bile sancılı bir süreç karar vermek, bu kararı uygulamak, bunun için bir bütçe ayırmak ve en önemlisi bunu düzenli olarak yapabilmek.

Gel gelelim, ben kilo aldıkça kendime olan güvenim azalıyor ve mutsuzluğum ön plana çıkıyordu. Çünkü alışveriş yapmak bile bir insana keyif vermiyorsa o insan ya şişmandır ya da çok zayıf. Ben şişman olan tayfadandım. Farkettiyseniz geçmiş zaman olarak konuşuyorum.

Çünkü bu 3 ay içerisinde hayatımda çok şey değişti…

Konuyu görmek için tıklayın